Bugun...


Nuran Taydaş Çal


Facebookta Paylaş









GÖNÜL BAHÇELERİNİN MİMARLARI
Tarih: 11-11-2018 11:49:00 Güncelleme: 11-11-2018 11:49:00


İlim öğrenmek her Müslüman insanın en başta gelen vazifelerinden biridir. Allah (c.c) insana bu dünyaya halife olarak gönderdiğine göre bir halifenin en başta gelen vazifesi ilmi öğrenmek ve öğretmektir.

Bu serüvene, başta var oluş gayemizin çıkış noktasıyla başlamak gerekir. İslam Dini gelinceye kadar Allah (C.C), birçok peygamber vasıtasıyla ilahi hükümlerini göndermiştir. Toplumlar ise bu kadar uyarıcı ve öğreticiye rağmen yine de sapıklığa düşmekten geri kalmamıştır.

İslamiyet, gelen dinlerin en sonuncusudur. Kur’an-ı Kerim, bugüne kadar yoldan çıkmış toplulukların da hikâyelerine yer verir. Çünkü insanoğlu unutur. Kimi zaman akletme yeteneğini kullanmaz. Kur’an’da yaklaşık 75 ayette akıl olgusuna vurgu yapılmasının sebebi de insanların düşünmeye sevk edilmesidir.

İnsanın düşünebilmesi için öncelikle fikir sahibi olması gerekir. Bir konu hakkında fikri olmayan bir insanın doğal olarak düşüncesi de olmaz. Fikrin de olabilmesi için bazı konuları bilmesi gerekir. Bilgiye ise eğitim ile ulaşılır.

Çocuk ilk eğitimini aileden alır ve aldığı bu eğitim onun temelini oluşturur. Bu temel üzerine farklı eğitim kurumlarında, öğretmenler tarafından yeni bilgiler inşa edilir ve çocuk donanımlı bir halde büyümeye devam eder. En sonunda ise bir meslek sahibi olarak topluma kazandırılır.

Özellikle son yıllarda okulda verilen eğitimlere baktığımda, tek bir torna tezgahından çıkmış insan modelleri görüyorum. Eğer aralarında farklı ağaçlar varsa o şekle girmedikleri için atıl olarak kenara fırlatılıyor.

Hâlbuki eğitim, toplumun her bireyi için şart ve olmazsa olmazıdır. Peki, bu standartlara uymayan çocuklar ne oluyor?

Toplumun vasıfsız eleman olarak nitelendirilen alanlarında, ömrünün sonuna kadar uğraşıyor. Maalesef o vasıfsız elemanların arasında nice cevherler heba olup gidiyor.

Burada en önemli görev eğitim sistemimizi yapan idareciler ile onu uygulayan öğretmenlerimize düşüyor.

Bir öğretmen, her alanda kendini geliştirmek zorundadır. İlmi konularla donanırken, manevi hayatı da aynı çizgi üzerinde dengede olmalıdır. Öğretirken, öğrenmeye de azmetmeli, yeni bilgilerle aydınlanmalı ve aydınlatmalıdır.

Bireysel farklılıkların farkına varan, merhametli ve de şefkatli öğretmenlere bugün daha fazla ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Çünkü maalesef GDO’lu gıdalar, radyoaktif maddeler ve birçok unsur sebebiyle yeni gelen nesilde Down Sendromu, Disleksi, Otizm ve benzeri rahatsızlıklar artarken, bedensel engelli bireyler de aynı şekilde toplum içinde varlığını sürdürmektedir. Beş parmağın bile aynı olmadığını düşünürsek, tek tip eğitimle farklı kişiliklere ne kadar faydalı olabiliriz durup düşünmek lazım.

Özellikle eğitimcilerimizden istirhamım, böyle gelmiş böyle gider zihniyetinden uzak durmalarıdır. Sevgi ve ilgi, öğretmen ve öğrenci arasında büyük bir bağ oluşturur. Bu bağ ile öğretmen, öğrencisini tanır ve onun yeteneklerini keşfeder. Onun gelecek yıllarında seçeceği meslek konusunda yol gösterici olur.

Çocuk kalbi bir bahçe misalidir. Ne ekersen önce orada yeşerir.

Teknolojik unsurlar maalesef çocuklarımızın ruh dünyasını baltalarken ve onları teknoloji bağımlısı olma yolunda ilerletirken elbette ki onlara ulaşmak o kadar kolay olmayacaktır.

Bu sebeple en çok sabır gerektiren mesleklerden biri de öğretmenlik mesleğidir. Eğer sevmeden sırf para kazanmak uğruna bu meslek yapılıyorsa, o zaman gönül bahçelerinde, çiçekleri kurumayan üç beş fidan kalacaktır…

Resmi olmasa da özel olarak eğitim faaliyetlerine katıldığım için yakinen gözlemlediğim olaylardan birkaçı maalesef, kurumaya terk edilmiş çiçeklerin aslında birer orkide olduklarını görmem oldu.

Çirkin ördek yavrusu olarak görülen bir öğrenci, ileride güzel bir kuğu olabilir. Bu yüzden her sözümde dile getirdiğim gibi, her çocuk özeldir ve onu anlayacak kişilere ihtiyacı vardır.

Öğretmenler gününe özel olarak hazırladığım yazımın bu kısmında ise gönül bahçelerinin en güzel çiçeklerini yetiştiren, eğitimin hakkını veren tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.

Selam ve dua ile…



Bu yazı 963 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI