Bugun...


ASİYE


Facebookta Paylaş









YOLUN SON DEMLERİ!
Tarih: 29-10-2018 22:50:00 Güncelleme: 29-10-2018 22:50:00


Her doğan yaşar, büyür ve yaşlanır.

Yaşlanmak her insanın başına gelecek bir hakikattir.

Uzun ömür istemek ve uzun yaşamak meziyet değildir.

Önemli olan, iyi nesiller güzel hatıralar bırakarak yaşayabilmektir.

Yaşınız henüz on beşinde, yirmisinde, otuzunda önümüzde uzun yıllar var gibi gözükebilir;

Fakat bu durum sizi aldatmamalıdır.

Yaşadığımız her anın kıymetini bilmeli ve en iyi şekilde onu değerlendirmeliyiz.

Unutmamalıyız ki, bizim için dün geçmiştir. Yarına çıkacağımız ise meçhuldür.

Ne güzel söylemiş Necip Fazıl Kısakürek;

Dün geçti, yarın var mı? Gençliğine güvenme! Ölen hep ihtiyar mi? 

Neler kaybetti İnsan kul'a Kulluk uğruna...

 Ah bir erebilseydik , ''KUL'' olmanın şuuruna...

İnsan sevme hissini israf etmemeli,

Kim ne kadar sevilmeye layıksa, onu O kadar sevmeli…

Ömrüm ağaç dalında savrulan bir yapraktır…

Ne Kadar genç olursam olayım sonum kara topraktır... 

Ya islamla yükselir, ya inkârla çürürsün…

Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!.. 

Ben bir garip insanım…

Ne tahtım var, ne tacım…

Tut elimden Allah’ım…

Yalnız sana muhtacım..!

                                                    

 

 

 

                                            *********

Bize düşen görev, içerisinde bulunduğumuz zamanı en güzel ve hayırlı bir biçimde değerlendirmek güzel nesiller yetiştirmek ve Salih amel sahibi olarak dolu dolu yaşamaktır.

İnsan yaşlandıkça hayallerinin dünya emellerinin daha da arttığını, tûl-u ömür, ne de tûl-u emel (uzun ömür ve uzun emel)  arzusu bizleri aldatmamalıdır.

Çocuktuk büyüdük olgunlaştık yaşlandık. Bugün gençliği, sağlığı, gücü kuvveti yerinde olanların, bu nitelikleri ömür boyu koruyamayacakları açıktır.

Her doğan bebek bir gün öleceğini bilse doğarmıydı, her açan çiçek kendisinden öncekilerin sararıp solduğunu bilse açarmıydı?

Öyle ise, bizim de bir gün yaşlanacağımızı göz önüne alarak yaşlılara, özellikle ana babamıza, dedelerimize, ninelerimize sevgi gösterip saygılı davranmalı ve bu konuda çocuklarımıza ve gençlerimize örnek olmalıyız.

Saygı göstermeyen saygı göremez, gençliğinde büyüklerine saygı sevgi duymayanların, yaşlandıklarında küçüklerinden saygı beklemeleri yanlıştır.

 Yaşlılarımıza şefkat, merhamet, tevazu, hürmet ve ihtimam göstererek onların gönüllerini ve dualarını almak önemli bir insanlık borcudur.

Kur’an’ı Kerim’de Birçok yerde İnsan bedeninin, hayat süresi içinde iniş çıkışlarını anlatır.

 “Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir” (Rûm754)

“Yaş yetmiş, iş bitmiş”,

“Ağaç yaş iken eğilir”,

 “Ununu elemiş, eleğini asmış”,

 “Elin ermez, gücün yetmez”,

“Ele şenlik olursun”,  

“Artık köşende oturma zamanı”,

“Yaşından utanmıyorsan, ak saçlarından utan!” gibi deyimlerle yaşlılarımıza olumsuz yargılarla itham ediliyor.

Bu deyimleri üretenler büyüklerine saygısızca hitap edenler, şunun farkına varmalıdır ’’ Yaşlılık kaçınılamayacak fizyolojik, istemeyen bir durumdur ve İnsan ne yaparsa yapsın yaşlanacaktır.’’

 Her Doğan yaşar, Büyür ve yaşlanır ve Ölür…

Selam ve dua ile kalın

Asiye Özışık



Bu yazı 775 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI